İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kentin gündemine ilişkin basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Tugay, İzmir için kapsamlı bir Çöp Master Planı hazırlayacaklarını belirterek, çevreye zarar vermeyen yöntemlerle çöp toplama, ayrıştırma ve bertaraf süreçlerinin planlanacağını açıkladı. Bu doğrultuda atık yönetiminde daha sürdürülebilir ve etkili uygulamaların hayata geçirileceğini vurguladı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, BİSİM tanıtım toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Su sıkıntısı, ulaşım yatırımları ve atık yönetimi gibi kent gündemini yakından ilgilendiren konulara değinen Tugay, çöp sorununa da dikkat çekerek, “İzmir için bilimsel veriler ışığında hazırlanacak Çöp Master Planı doğrultusunda, modern tesislerde ayrıştırma ve bertaraf işlemleri gerçekleştirilecek. Geri dönüşüm, kompost üretimi, inşaat ve mobilya atıklarının çevreye zarar vermeden bertarafı sağlanacak. Dünyanın gelişmiş kentlerinde nasıl yapılıyorsa biz de aynı standartlarda ilerleyeceğiz” dedi.
Yamanlar Yerine Menderes Alternatifi
Tugay, Yamanlar’da yıllardır süregelen çöp tesisi tartışmalarına ilişkin sürecin henüz tamamlanmadığını belirterek, “Kamulaştırılmamış çok sayıda arazi ve teknik raporlar nedeniyle ilerleme kaydedilemedi. Bunun yerine Menderes’teki daha uygun şartlara sahip bir alanda, çevreye zarar vermeyecek modern bir tesis planı hazır durumda. Sadece ÇED sürecinin tamamlanması bekleniyor. Ancak kamuoyuna doğru bilgi aktarılmadığı için burada algı yönetimi yapıldı. Oysa kurulacak tesis, çöpü sadece depolamakla kalmayıp anında işlemden geçirerek çevreyi koruyacak nitelikte olacak” ifadelerini kullandı.
“İzmir’in Çöp Sorunu Çözülmek Zorunda”
Menderes’te yapılması planlanan tesisin yanlış anlaşılmalar nedeniyle kamuoyunda tepkiyle karşılandığını hatırlatan Tugay, “Bu tesisler dünyanın her yerinde var. Zaten yerleşim alanlarından oldukça uzak bir noktada planlandı. Çöp işleme anında yapılarak çevreye zarar verilmesi önlenecek. Şehrin çöp sorununun çözülmesi gerekiyor. Yer değişse bile bu tesisin yapılması şart” dedi. İzmir-Manisa sınırındaki Çaltı bölgesinde de tesis kurulması için başvuru yaptıklarını belirten Tugay, “Manisa’daki çöp tesisinin hemen yanında benzer bir tesis kurmak istiyoruz. Bu başvurumuzun olumlu sonuçlanması için devlet kademeleriyle görüşeceğim” diye konuştu.
Sünger Kent: Bilimsel Bir Yaklaşım
Sünger Kent projesine ilişkin soruları da yanıtlayan Başkan Tugay, bu konunun bilimsel temellere oturtulması gerektiğini vurgulayarak, “Yağmur suyunun yeraltı su kaynaklarıyla buluşmasını sağlamak istiyoruz. Betonlaşmış zeminler nedeniyle toprağın suyu emme kapasitesi azalmış durumda. Karşıyaka Kent Ormanı’nda bu konuda başarılı işler yapmış bir başkan olarak bu projenin bilimsel yönüne hâkimim. Şehrin geçirgen yüzey oranını artıracak üst ölçekli bir planlama şart” değerlendirmesinde bulundu.
Yağmur Suyu Depolama Sınırlı Kaldı
Tugay, önceki dönemde Sünger Kent projesi kapsamında yapılan çalışmaları da ele aldı. Çatılardan yağmur suyu toplamak amacıyla dağıtılan mavi su depolarının İzmir geneline oranla sınırlı kaldığını belirterek, “Çatıdan sağlıklı su toplamak hem altyapı hem de saklama açısından zorluklar içeriyor. Bu nedenle proje beklenen etkiyi yaratmadı. Sünger Kent yalnızca çatıya yönelik değil, toprağın doğal emilimini artıracak şekilde geniş düşünülmeli” dedi.
Tasarruf ve Verimlilik Ön Planda
Tugay, bugüne kadar kent yararına olan hiçbir projeyi durdurmadıklarını ve bu yaklaşımı sürdüreceklerini vurgulayarak, “Belediye bütçesinden çıkan her kuruşun karşılığında anlamlı bir fayda elde edilmesi gerekiyor. Aksi takdirde bu israf olur. Biz hem kaynakları doğru kullanacak hem de verimli projelere odaklanacağız” ifadelerini kullandı.
Ulaşım Yatırımları Genişliyor
Toplu ulaşıma zam yapılıp yapılmayacağına dair soruları da yanıtlayan Tugay, “Şu anda ulaşım ücretlerine zam düşünmüyoruz. İzmir, hem çeşitlilik hem de fiyat açısından Türkiye’nin en avantajlı ulaşım ağına sahip şehirlerinden biri. Buca Metrosu hızla ilerliyor. Gelecekte bu hattı Gaziemir’e, oradan da Körfez altından Karşıyaka-Mavişehir’e kadar uzatmak istiyoruz. Bu yönde proje ve fizibilite çalışmaları sürüyor” dedi.
Su Sorununun Asıl Sorumlusu DSİ
İzmir’de yaşanan su sıkıntısına da değinen Tugay, su teminiyle yükümlü kurumun Devlet Su İşleri olduğunu hatırlatarak, “Yeni kuyular açmak istiyoruz fakat DSİ’den izin almakta zorlanıyoruz. Çeşme ve Tahtalı barajlarını beslemek için bu gerekli. Ayrıca Karaburun’daki Karareis Barajı yüzde 95 oranında tamamlanmış olmasına rağmen, bağlantı ve arıtma işlemleri ihmal edildiği için devreye alınamadı. Biz yapalım dedik, yine izin çıkmadı” dedi.
Uzun Vadeli Çözüm Şart
Tugay, yerüstü su kaynaklarının sınırlı olduğunu ve İzmir’e çevre bölgelerden su getirilmesinin elzem olduğunu belirtti. “Gördes ve Balıkesir civarında inşa edilecek yeni barajlarla su sorunu kalıcı olarak çözülebilir. Bu planlar yıllar önce hazırlandı ancak hayata geçirilmesi gerekiyor. Aksi halde İZSU’nun yetki sınırları içinde yapabileceği fazla bir şey yok” dedi.
“Ülkemizin Hiçbir Yerinde Susuzluk Yaşanmasın”
İzmir’in su konusunda en zor durumda olan şehirlerden biri olmadığını belirten Başkan Tugay, “Bir ay sonra suyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan şehirler var. Amacımız yalnızca İzmir değil, tüm Türkiye’de su sıkıntısının önüne geçmek. Bu yüzden deniz suyu arıtma gibi alternatif kaynaklar üzerinde de çalışıyoruz” diye konuştu.
Önceki Haber: Karşıyaka’dan Hem Doğaya Hem İnsana Destek



